ÇOCUKLUKLARIMIZIN BAYRAMI

Yazan: citizen
30 Eylül Salı - 2008, 13:22
Kategori: Tepkisel

Bayramlar herkesindir.
İster ülkemizde olsun, ister dünyanın en varsıl ya da en yoksul bir başka köşesinde.
Bayramlar herkesindir, ama önce çocukların.
Bir bayram gününün getirdiği farklılığı, parıltılı coşkuyu, öncesindeki gizli heyecanları, sonrasındaki serbest bırakılan hüzünleri, su katılmamış bir masumiyet ile önce çocuklar fark eder, onlar yaşar.

Çocuklar bayramların, kapı kapı dolaşıp el öpen, şeker toplayan aksesuarları değildir.
Onlar ; tüm bir yaşamın tam bayramlık halidir, bayram günüdür. Yaşlarımız kemale ermek için yol almaya devam ettikçe, iki de bir başımızı geriye doğru çevirip sanki görecekmiş gibi “nerde o eski bayramlar” dememiz bundandır işte. Özlediğimiz o eski bayramlar değil, o bayram günlerini yaşayan kendi çocukluklarımızdır. Ve hiç kuşku duyulmasın ki bugünün çocukluk çağlarının cıvıltılı bahçelerinde oynanan oyunlar, aynı ağızların yarınlarda söyleyeceği “nerde o eski bayramlar” şarkısının hüzünlü nakaratlarına dönüşecektir,çok değil yirmi sene, otuz sene sonra. Göz açıp geçinceye kadar kısa bir süre sonra…

«« Okumaya devam edin. »»



ÇÖP KOVASINA – GÜNGÖREN

Yazan: citizen
30 Temmuz Çarşamba - 2008, 01:53
Kategori: Tepkisel

TV muhabiri anlatıyor nefes nefese :
-Şimdi kopmuş kolların , bacakların arasından yürüyorum . Bir kadın yerdeki cesedin başında ağlıyor “beni bırakıp gitme diye”…

TV muhabiri anlatıyor en dramatik tona bürünmüş sesiyle :
-Üç yaşındaki Aleyna ; hiç gelinlik giyemeyeceğini anlamıştı ve onun için doğum gününde giymek için babasından gelinlik istemişti. Tabuta sarılmış ağlayan genç anneyi kastederek devam ediyor . Ağlama acılı anne ağlama, o artık dönmez geri ….Yukarıdaki örnekler önce kulağı çekilip sonra kıçına tekme vurularak kapı dışına atılması gereken bir habercilik anlayışının en zavallı ve en tehlikeli örnekleri. İki gündür TV lerin haber bültenlerinde bir anlamda “sömürünün” en kolay yolundan yürünerek kulaklarımızdan, gözümüzden içeri sokuluyor ve yüreklerimizi dağlıyor…

«« Okumaya devam edin. »»



Demokrasi üzerine

Yazan: citizen
25 Temmuz Cuma - 2008, 23:11
Kategori: Tepkisel

Haftanın son iş gününün hepinize , hepimize hayırlara vesile olmasını diliyor ve en kalbi duygularla selamlıyorum aziz grup arkadaşlarım….
(uzun boylu RTE’ye vekaleten ben) Demokrasi elbetteki adı ile bile halkı onurlandıran bir yönetim, bir idare biçimi …Tartışılır mı …Kesinlikle hayır … TBMM’nin orta yerinde ; birisi ben bu işi yaparım arkadaş ısrarı ile anırırken, diğeri kürsüye çıkıp ısrarla “erken seçim istiyoruzzzz” diye yırtınmaya başlar birdenbire . Ve bizler de halk olarak sürü-sepet , ne olup bittiğini anlamadan bir sabah kendimizi seçim sandığının önündeki kuyrukta buluveririz.

Arkamızda , bebek yüzlü ünlü genç kızımızın aynı sırada olmaktan pek hoşlanmadığı bir çoban , önümüzde vaaz nöbetini vekiline devretmiş bir imam… Gurur ve keyifle ve suratımızda ; “ulan şimdi göreceksiniz gününüzü benden size oy yok, hadi bakalım güle-güle” sırıtması , elimizde ülkenin kantarının topuzu varsayımı bekleriz ki sıra bize gelsin…

«« Okumaya devam edin. »»



İllerin yeni Milletvekili sayısı

Yazan: citizen
20 Temmuz Pazar - 2008, 17:15
Kategori: Tepkisel

Nüfus sayımlarında artık kapımızı dışardan üstümüze kilitleyerek, gözümüz yollarda sayım memurunu bekleme dönemi geride kaldı . Hem de canımızın şiddetli bir şekilde sokağa çıkmak istediği bir günde .Artık çağ atlamanın bu konudaki rahatlığı içinde “adrese dayalı nüfus kayıt sistemi” ile oluşturulan veri tabanı sürekli güncellenerek canlılarımızın kayıtları ile canlı tutulacak …Ya da öyle olduğu varsayılacak …Böyle bir dönemi geride bıraktık . Bu arada kayıt altına alındık mı alınmadık mı . Hadi bizi bir tarafa bırakalım nüfumuz arttı mı , azaldı mı …Farkında bile olmadık . TÜİK’in verdiği çelişkili haberlerden hangisi doğru , hangisi yanlış . Ya da hiç birisi doğru değil de hepsi mi yanlış … Bilemiyoruz . Çünkü tesbit bitecek gibi değil ki….Düne kadar her gün iki artıp bir eksilirken bundan böyle uzun boylu Recep beyin talimatları ve kısa boylu avenesi diğer Recep beyin destekleri ile sanırım 3, 4 ya da 5 artıp 1,5  eksileceğiz .

«« Okumaya devam edin. »»



Nükleer ‘gece yarısına’ beş kaldı

Yazan: mihem
19 Temmuz Cumartesi - 2008, 23:17
Kategori: Gözlemler, Hayattan, Tarih, Teknoloji, Tepkisel

Kendilerini insanlığın geleceğini tehdit eden olaylara karşı

toplumu uyarmaya adayan bir grup bilim adamı, bu tehditleri

sembolize eden Kıyamet Günü Saati’ni, gece yarısına

yani ‘felakete’ doğru iki dakika ileri aldı.

Böylece “felaket saati” Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana dördüncü kez ilerlemiş oldu.Bundan 60 yıl önce kurulan ve kendilerine “Atom Bilim Adamları Bülteni” adını veren grup, Londra ve Washington’da eş zamanlı düzenlenen basın toplantılarında, saati ileri alma gerekçelerini “nükleer silahlara ve küresel ısınmaya karşı önlem alınamaması” olarak açıkladılar.

«« Okumaya devam edin. »»



‘Longyarbyön’de ölmek yasak!’

Yazan: mihem
19 Temmuz Cumartesi - 2008, 21:17
Kategori: Gözlemler, Güncel, Hayattan, Tepkisel

Ağır şekilde hastalanma talihsizliğine uğradıysanız, bir uçağa bindiriliyorsunuz
ve ömrünüzün son günlerini Norveç’in başka bir yerinde geçiriyorsunuz.

Yok, uçağa yetişemediniz ve hastalığa ya da kazaya bu topraklarda kurban gittiyseniz?

O zaman da bu topraklara gömülemiyorsunuz. Kasabanın küçük mezarlığı bundan 70 yıl önce yeni cenaze kabul etmeyi durdurmuş. Bir dağın eteğindeki rüzgâra korunaklı vadiye inşa edilmiş küçük ahşap evlerden oluşan kasabada yaklaşık 1500 kişi yaşıyor.

«« Okumaya devam edin. »»



Hepimiz birer yalancıyız.!

Yazan: Caka
19 Temmuz Cumartesi - 2008, 03:11
Kategori: Gözlemler, Hayattan, Tepkisel

Yalan, herkes tarafından etik anlamda uygun görülmeyen bir davranış olarak kabul edilse de, bütün hayatımız yalan üzerine kuruludur. Fazla samimi olmadığınız bir arkadaşınızın dedesi vefat ettiğinde onu anlayamasak bile, üzülmemiz gerektiği için üzgün görünürüz. Aslında üzülmemişizdir, sadece arkadaşımıza üzgün görünerek kendimizi bile inandırdığımız bir yalana boyun eğmişizdir. Birine deliler gibi aşık olduğumuza kendimizi inandırırız, gerçekten aşık olduğumuz şey hayalimizdir ama kendimizi yalanımıza öyle bir kaptırırız ki tek yaptığımızın hayalimize bir beden seçmek olduğunun farkına bile varamayız. Fazla mı karamsar söylediklerim? Hayatınızı kadınların ıkınarak kaka yaptığını düşünerek geçiriyorsanız eğer siz zaten dediklerimin farkındasınızdır ve dediklerimin karamsar birinin ya da duyguları olmayan bir serserinin söyledikleri olmadığını anlamışsınızdır, kadınların kaka yaptıklarının ama kakalarının kokmadığına ve renginin pembe olduğuna inananlardansanız düşünceleriniz her an değişebilir, ancak kadınların kaka yapmadıklarını ve boşaltım sistemlerinin yalnızca terden oluştuğuna inananlardansanız hayal dünyasında yaşamanın keyfini çıkarmaya devam edin, çünkü gerçeklerin iğrençliğinin farkına varmaktansa hayal dünyasında yaşamak insanı ölene kadar mutlu kılacak kadar avutma kredisine sahiptir.

«« Okumaya devam edin. »»



Ergenekon – Tuncay güney

Yazan: KukLa
18 Temmuz Cuma - 2008, 04:02
Kategori: Gözlemler, Güncel, Tarih, Tepkisel

TUNCAY GÜNEY’İN KİMLİĞİ
Tuncay Güney, İmam Hatip Lisesi mezunu, sonra İsmailağa dergahına yerleştiriliyor.
Hızla ilerliyor ve Fethullah Gülen tarikatına dahil ediliyor.
1989-1991 yılları arasında Fethullah Gülen’in özel kalemi. Altunizade’deki FEM Dersanesi’nin en üst katındaki bürosunda, Fethullah’ın randevularını düzenliyor.
Görüşmelere katılıyor. Samanyolu televizyonunun kurulmasını sağlayan ekipten.
O sırada Samanyolu televizyonunda programlar yapıyor. 1993-1996 yıllarında Akşam gazetesinde muhabir.Bu arada Gen.Veli Küçük’le ilişkisi olduğunu söylüyor.
Tuncay Güney’in Türkiye’de bulunduğu dönemde yaptığı önemli işler, kendi anlatımlarına göre şöyle: – Fethullahçıların Erbil’deki kolejinin kapanmasını önlemek için PKK’ya 15.000 doları ben götürüp verdim.

«« Okumaya devam edin. »»



Unutkanlık…

Yazan: Nightologist
7 Haziran Cumartesi - 2008, 14:41
Kategori: Eleştiriler, Güncel, Tepkisel

Unutkanlığın böylesi görülmüş duyulmuş şey değildir. Ancak bunu da gördük ya artık ne görsek doğal karşılayacağız. Adının önüne ana muhalefet partisi eki getirilen bir partinin üst düzey yöneticisi bırakın telefonu açık unutmayı,konuştuğunu bile unuttu. Muhalefet unutkanlaştıysa vah halimize. Ama biz gülmeye eğlenmeye devam edelim. Ne de olsa alıştık ağlanacak halimize gülmeye…

«« Okumaya devam edin. »»


1 / 1012345»...Son »


SiteMap