ÇÖP KOVASINA – GÜNGÖREN
Yazan:
citizen
30 Temmuz Çarşamba - 2008, 01:53
Kategori:
Tepkisel
TV muhabiri anlatıyor nefes nefese :
-Şimdi kopmuş kolların , bacakların arasından yürüyorum . Bir kadın yerdeki cesedin başında ağlıyor “beni bırakıp gitme diye”…
TV muhabiri anlatıyor en dramatik tona bürünmüş sesiyle :
-Üç yaşındaki Aleyna ; hiç gelinlik giyemeyeceğini anlamıştı ve onun için doğum gününde giymek için babasından gelinlik istemişti. Tabuta sarılmış ağlayan genç anneyi kastederek devam ediyor . Ağlama acılı anne ağlama, o artık dönmez geri ….Yukarıdaki örnekler önce kulağı çekilip sonra kıçına tekme vurularak kapı dışına atılması gereken bir habercilik anlayışının en zavallı ve en tehlikeli örnekleri. İki gündür TV lerin haber bültenlerinde bir anlamda “sömürünün” en kolay yolundan yürünerek kulaklarımızdan, gözümüzden içeri sokuluyor ve yüreklerimizi dağlıyor…
«« Okumaya devam edin. »»
Demokrasi üzerine
Yazan:
citizen
25 Temmuz Cuma - 2008, 23:11
Kategori:
Tepkisel
Haftanın son iş gününün hepinize , hepimize hayırlara vesile olmasını diliyor ve en kalbi
duygularla selamlıyorum aziz grup arkadaşlarım….
(uzun boylu RTE’ye vekaleten ben) Demokrasi elbetteki adı ile bile halkı onurlandıran bir yönetim, bir idare biçimi …Tartışılır mı …Kesinlikle hayır … TBMM’nin orta yerinde ; birisi ben bu işi yaparım arkadaş ısrarı ile anırırken, diğeri kürsüye çıkıp ısrarla “erken seçim istiyoruzzzz” diye yırtınmaya başlar birdenbire . Ve bizler de halk olarak sürü-sepet , ne olup bittiğini anlamadan bir sabah kendimizi seçim sandığının önündeki kuyrukta buluveririz.
Arkamızda , bebek yüzlü ünlü genç kızımızın aynı sırada olmaktan pek hoşlanmadığı bir çoban , önümüzde vaaz nöbetini vekiline devretmiş bir imam… Gurur ve keyifle ve suratımızda ; “ulan şimdi göreceksiniz gününüzü benden size oy yok, hadi bakalım güle-güle” sırıtması , elimizde ülkenin kantarının topuzu varsayımı bekleriz ki sıra bize gelsin…
«« Okumaya devam edin. »»
İllerin yeni Milletvekili sayısı
Yazan:
citizen
20 Temmuz Pazar - 2008, 17:15
Kategori:
Tepkisel
Nüfus sayımlarında artık kapımızı dışardan üstümüze kilitleyerek, gözümüz yollarda
sayım memurunu bekleme dönemi geride kaldı . Hem de canımızın şiddetli bir şekilde sokağa çıkmak istediği bir günde .Artık çağ atlamanın bu konudaki rahatlığı içinde “adrese dayalı nüfus kayıt sistemi” ile oluşturulan veri tabanı sürekli güncellenerek canlılarımızın kayıtları ile canlı tutulacak …Ya da öyle olduğu varsayılacak …Böyle bir dönemi geride bıraktık . Bu arada kayıt altına alındık mı alınmadık mı . Hadi bizi bir tarafa bırakalım nüfumuz arttı mı , azaldı mı …Farkında bile olmadık . TÜİK’in verdiği çelişkili haberlerden hangisi doğru , hangisi yanlış . Ya da hiç birisi doğru değil de hepsi mi yanlış … Bilemiyoruz . Çünkü tesbit bitecek gibi değil ki….Düne kadar her gün iki artıp bir eksilirken bundan böyle uzun boylu Recep beyin talimatları ve kısa boylu avenesi diğer Recep beyin destekleri ile sanırım 3, 4 ya da 5 artıp 1,5 eksileceğiz .
«« Okumaya devam edin. »»
Hiç bitmeyen, hep bitmeyen olarak kalacak mevzu
Yazan:
dharmakarmavarma
19 Temmuz Cumartesi - 2008, 23:25
Kategori:
Gözlemler,
Hayattan
Son günlerde duygusal ya da romantik komedi temalı filmler izleme ihtiyacı hissettim
baya. Haliyle ben de başladım şöyle sağa sola acaba ne izlesem diye. Sonra aklıma yıllar önce bir iki kez izlemiş olduğum bi film geldi “Before Sunrise”. Genelde diyaloglarla geçtiğinden insanın kendine sorabileceği bi sürü soru geliveriyo aklına ki bi bakmışsın sen o konuyu düşünürken film uçmuş gitmiş. İşte beni bu duruma iten bi mevzu da “Adada 99 erkek 1 kadın olsa ya da 1 erkek 99 kadın olsa olabilecek şeyler tarzında bi diyalogtu. Muhtemelen izlemeyen fazla kimse kalmamıştır ama kısaca o diyalogtan bahsedeyim ben…
«« Okumaya devam edin. »»
Nükleer ‘gece yarısına’ beş kaldı
Kendilerini insanlığın geleceğini tehdit eden olaylara karşı
toplumu uyarmaya adayan bir grup bilim adamı, bu tehditleri
sembolize eden Kıyamet Günü Saati’ni, gece yarısına
yani ‘felakete’ doğru iki dakika ileri aldı.
Böylece “felaket saati” Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana dördüncü kez ilerlemiş oldu.Bundan 60 yıl önce kurulan ve kendilerine “Atom Bilim Adamları Bülteni” adını veren grup, Londra ve Washington’da eş zamanlı düzenlenen basın toplantılarında, saati ileri alma gerekçelerini “nükleer silahlara ve küresel ısınmaya karşı önlem alınamaması” olarak açıkladılar.
«« Okumaya devam edin. »»
Okul yatakhanesinde Yılan Oyunu
Hangi ülkenin hangi okulu olduğunu bilinmiyor ancak yapanların oldukça güzel bir işçilik
ortaya koydukları kesin. Okul yatakhanesinin ön cephesindeki her bir odaya ait aydınlatma sisteminden faydalanarak, izleyenlere yılan oyunu oynanıyormuş izlenimi veren bu video sizleri de şaşırtacak sanırım.. yılanın kuyruğu o kadar uzuyorki en çok 48 puan alıp oyun bitiyor.. videoyu izlemek için buraya tıklayın.Ayrıca şurada daha önce bildirdiğim, duvar boyama animasyonu da dikkatlerinizi çekebilir. Alıntıdır.
‘Longyarbyön’de ölmek yasak!’
Ağır şekilde hastalanma talihsizliğine uğradıysanız, bir uçağa bindiriliyorsunuz
ve ömrünüzün son günlerini Norveç’in başka bir yerinde geçiriyorsunuz.
Yok, uçağa yetişemediniz ve hastalığa ya da kazaya bu topraklarda kurban gittiyseniz?
O zaman da bu topraklara gömülemiyorsunuz. Kasabanın küçük mezarlığı bundan 70 yıl önce yeni cenaze kabul etmeyi durdurmuş. Bir dağın eteğindeki rüzgâra korunaklı vadiye inşa edilmiş küçük ahşap evlerden oluşan kasabada yaklaşık 1500 kişi yaşıyor.
«« Okumaya devam edin. »»