Her Erkeğin icinde küçük bir kız vardır.

Yazan: Caka
4 Kasım Salı - 2008, 22:47
Kategori: Gözlemler

Her erkeğin içinde küçük bir kız yaşar. Bu küçük kız sürekli dışarı çıkmak ister, kendini anlatmak ister ancak nerdeyse her seferinde kafasına yumruk yiyip tartaklanır. Küçük kızın dışarı çıkma izni diğer büyük kızların iletişim sırasındaki güvenilirliğine bağlıdır, küçük kızın yaptıklarını başkalarına anlatmayacağından ve bu durumla alay etmeyip aksine yapılanın hoşuna gideceğinden emin olursak küçük kız çıkabilir dışarı. Yalnızca o zaman izin veririz küçük kızımızın dışarı çıkmasına, çünkü büyük kızlara şeker olduğumuzu ve onlar için utanacağımız şeyler bile yapabileceğimizi, aslında ne kadar da fedakar olduğumuzu göstermek isteriz. Eğer ‘ne küçük kızı ya?’ diyorsanız hala, örnekleri okudukça kendinizden utanmaya başlayacağınızı şimdiden haber vereyim, çünkü örnekler uç ve alakasız bile olsa size kendi yaptıklarınızı anımsatacak ve huzursuz olmanıza sebebiyet vereceklerdir.
O küçük fahişeler yüzünden erkek arkadaşlarımızın yanında sosyal teröristler haline gelebiliriz, korkudan tir tir titrer ‘Aysu senin ona yaptığın hediyeyi anlattı, bütün gece kapısının önünde beklemişsin, gelmeyince de kapısına güllerle onu sevdiğini yazmışın’ gibi cümlelerin gelmesinden korkarız küçük kız yüzünden. Güzel bir korkudur aslında bu, ama bir anda bizi saldırganlaştırabilir, kız arkadaşlarına sert davranıp ataerkil ilişkiler yaşayan erkekler arasında bunu yapan biri olmak sizi bir anda yerin yirmi kat altına sokabilir –ki o ataerkillerin de içlerindeki küçük kızların varlığından adınız gibi emin olmanıza rağmen, onlara birşey diyemezsiniz çünkü zaten sosyal anlamda bitmişsinizdir o an ve saldırıya geçmeniz mümkün değildir– ve Aysu’ya olan aşkınız bir anda Aysu orospusuna olan nefrete dönüşebilir.

«« Okumaya devam edin. »»



ÇOCUKLUKLARIMIZIN BAYRAMI

Yazan: citizen
30 Eylül Salı - 2008, 13:22
Kategori: Tepkisel

Bayramlar herkesindir.
İster ülkemizde olsun, ister dünyanın en varsıl ya da en yoksul bir başka köşesinde.
Bayramlar herkesindir, ama önce çocukların.
Bir bayram gününün getirdiği farklılığı, parıltılı coşkuyu, öncesindeki gizli heyecanları, sonrasındaki serbest bırakılan hüzünleri, su katılmamış bir masumiyet ile önce çocuklar fark eder, onlar yaşar.

Çocuklar bayramların, kapı kapı dolaşıp el öpen, şeker toplayan aksesuarları değildir.
Onlar ; tüm bir yaşamın tam bayramlık halidir, bayram günüdür. Yaşlarımız kemale ermek için yol almaya devam ettikçe, iki de bir başımızı geriye doğru çevirip sanki görecekmiş gibi “nerde o eski bayramlar” dememiz bundandır işte. Özlediğimiz o eski bayramlar değil, o bayram günlerini yaşayan kendi çocukluklarımızdır. Ve hiç kuşku duyulmasın ki bugünün çocukluk çağlarının cıvıltılı bahçelerinde oynanan oyunlar, aynı ağızların yarınlarda söyleyeceği “nerde o eski bayramlar” şarkısının hüzünlü nakaratlarına dönüşecektir,çok değil yirmi sene, otuz sene sonra. Göz açıp geçinceye kadar kısa bir süre sonra…

«« Okumaya devam edin. »»



Hic Komik Degil - 1 -2 (Amator Stand-up)

Yazan: KukLa
29 Eylül Pazartesi - 2008, 01:42
Kategori: Videolar


Hic Komik Degil - 1 (Amator Stand-up) from Tayfun Tuna on Vimeo.

«« Okumaya devam edin. »»



Aksiyon Adam - 1×01 - Pilot

Yazan: KukLa
29 Eylül Pazartesi - 2008, 01:40
Kategori: Videolar


Aksiyon Adam - 1×01 - Pilot from Tayfun Tuna on Vimeo.



HOST (Turkish Prison Break) Episode 2 - 3 - 4 - 5 - 6

Yazan: KukLa
29 Eylül Pazartesi - 2008, 01:28
Kategori: Videolar


HOST (Turkish Prison Break) Episode 2 from Tayfun Tuna on Vimeo.

«« Okumaya devam edin. »»



ÇÖP KOVASINA - GÜNGÖREN

Yazan: citizen
30 Temmuz Çarşamba - 2008, 01:53
Kategori: Tepkisel

TV muhabiri anlatıyor nefes nefese :
-Şimdi kopmuş kolların , bacakların arasından yürüyorum . Bir kadın yerdeki cesedin başında ağlıyor “beni bırakıp gitme diye”…

TV muhabiri anlatıyor en dramatik tona bürünmüş sesiyle :
-Üç yaşındaki Aleyna ; hiç gelinlik giyemeyeceğini anlamıştı ve onun için doğum gününde giymek için babasından gelinlik istemişti. Tabuta sarılmış ağlayan genç anneyi kastederek devam ediyor . Ağlama acılı anne ağlama, o artık dönmez geri ….Yukarıdaki örnekler önce kulağı çekilip sonra kıçına tekme vurularak kapı dışına atılması gereken bir habercilik anlayışının en zavallı ve en tehlikeli örnekleri. İki gündür TV lerin haber bültenlerinde bir anlamda “sömürünün” en kolay yolundan yürünerek kulaklarımızdan, gözümüzden içeri sokuluyor ve yüreklerimizi dağlıyor…

«« Okumaya devam edin. »»



Demokrasi üzerine

Yazan: citizen
25 Temmuz Cuma - 2008, 23:11
Kategori: Tepkisel

Haftanın son iş gününün hepinize , hepimize hayırlara vesile olmasını diliyor ve en kalbi duygularla selamlıyorum aziz grup arkadaşlarım….
(uzun boylu RTE’ye vekaleten ben) Demokrasi elbetteki adı ile bile halkı onurlandıran bir yönetim, bir idare biçimi …Tartışılır mı …Kesinlikle hayır … TBMM’nin orta yerinde ; birisi ben bu işi yaparım arkadaş ısrarı ile anırırken, diğeri kürsüye çıkıp ısrarla “erken seçim istiyoruzzzz” diye yırtınmaya başlar birdenbire . Ve bizler de halk olarak sürü-sepet , ne olup bittiğini anlamadan bir sabah kendimizi seçim sandığının önündeki kuyrukta buluveririz.

Arkamızda , bebek yüzlü ünlü genç kızımızın aynı sırada olmaktan pek hoşlanmadığı bir çoban , önümüzde vaaz nöbetini vekiline devretmiş bir imam… Gurur ve keyifle ve suratımızda ; “ulan şimdi göreceksiniz gününüzü benden size oy yok, hadi bakalım güle-güle” sırıtması , elimizde ülkenin kantarının topuzu varsayımı bekleriz ki sıra bize gelsin…

«« Okumaya devam edin. »»



Türk lost dan prison break geçiş ;)

Yazan: KukLa
20 Temmuz Pazar - 2008, 17:50
Kategori: Videolar


HOST (Turkish Prison Break) Episode 1 from Tayfun Tuna on Vimeo.



İllerin yeni Milletvekili sayısı

Yazan: citizen
20 Temmuz Pazar - 2008, 17:15
Kategori: Tepkisel

Nüfus sayımlarında artık kapımızı dışardan üstümüze kilitleyerek, gözümüz yollarda sayım memurunu bekleme dönemi geride kaldı . Hem de canımızın şiddetli bir şekilde sokağa çıkmak istediği bir günde .Artık çağ atlamanın bu konudaki rahatlığı içinde “adrese dayalı nüfus kayıt sistemi” ile oluşturulan veri tabanı sürekli güncellenerek canlılarımızın kayıtları ile canlı tutulacak …Ya da öyle olduğu varsayılacak …Böyle bir dönemi geride bıraktık . Bu arada kayıt altına alındık mı alınmadık mı . Hadi bizi bir tarafa bırakalım nüfumuz arttı mı , azaldı mı …Farkında bile olmadık . TÜİK’in verdiği çelişkili haberlerden hangisi doğru , hangisi yanlış . Ya da hiç birisi doğru değil de hepsi mi yanlış … Bilemiyoruz . Çünkü tesbit bitecek gibi değil ki….Düne kadar her gün iki artıp bir eksilirken bundan böyle uzun boylu Recep beyin talimatları ve kısa boylu avenesi diğer Recep beyin destekleri ile sanırım 3, 4 ya da 5 artıp 1,5  eksileceğiz .

«« Okumaya devam edin. »»


1 / 1512345»...Son »